PWE


Türkiyenin en iyi WWE RPG'sine hoşgeldiniz.

PWE

Türkiyenin en kaliteli ve en iyi RPG'sine hoşgeldiniz. Sevdiğiniz karakterin kariyerini yönetmenin keyfini çıkarın.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Rebuild

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Oberyn Martell
Main Eventer
Main Eventer
avatar

Mesaj Sayısı : 1629
REP Puanı : 31
Kayıt tarihi : 14/01/16
Yaş : 18
Nerden : Cincinnati, Ohio

MesajKonu: Rebuild   Ptsi 10 Tem. 2017, 04:45


"Wild Eyes" arena'da yankılanmaya başlarken büyük bir destek var bu müziğin sahibine. Seth Rollins.

Ringe giriyor, başlıyor anlatmaya.

"Uzun zaman oldu. Gerçekten. Uzun olduğu kadar zor da oldu. Sizlere, geçmişte bırakmayı 'denediğim' sorunlarımı açacağım. Hayır, bunun kesinlikle desteği üzerime almak amaçlı olmadığını da söylemek isterim. Tarzım değil. Uzatmadan. Tüm bu aksiyonu, anıyı, yaşanmışlıkları bir kenara bıraktım ve değer verdiğim, uğruna hayatımdan vazgeçtiğim kadınımla kendime yeni, oldukça renkli bir ebru tablosu çizdim. Her şey harikaydı, görmelisiniz. Geçmişi özlemiyordum bile. Zedelenmiş dizler mi? Çatlak bilekler mi yoksa acı dolu antremanlar mı? Hiçbirşey. Lakin bu tablonun güzelliğine karamsarlık katan soluk tonlar da vardı. Bazı acı gerçekler. Zaman geçtikçe, bunu artık kabullendik ve "Hayır, bebeğim, henüz zamanı değil. Üstesinden geleceğiz." Diyebildik. Gel gör ki, hayatın kesinlikle kırılma noktaları vardır. Buna öncelerinde inanmasam bile, yaşamın suratıma attığı sert tokat, bu düşüncemden caymama neden oldu. Stockton'da mütevazi evimi, anılarımı yakıp yeni beyaz sayfamı açtım ve önceki karalanmış eskizleri içimdeki sebepsiz öfke ve dinmeyen adrenalinin doğurduğu kor ateşte yaktım. Sıcak küllerini ise karşıma her çıkışınızda yüzümde tek bir mimik bile durmadan üstünüze dökeceğim. Herşeyimi kaybetmişken, elimdeki tek şey olan bu savaşta arkamda iki tane leş bırakarak Jon'un tabiri ile 'zirve' tepesindeyim ve elimde bayrak falan yok. Tek başıma ayaktayım ve kayış noktalarındaki sarkaçlardan akan oluk oluk kan duraksamayacak. Bir kez olsun. Çünkü bu kez... Bu kez tartışmasız Mimar, inşa ettiği krallıkta kendi tahtına kendisi oturacak ve bu hikayede bir Kral katili yer almayacak. Neden mi? Benim hikayem, benim krallığım, benim hükmüm ve benim altınım. Değersiz bile değilsiniz. Yoksunuz. Şayet karşımda varolmak ve doğmak istiyorsanız, Herşeyi göze alın. Herşeyi. Kim atılacak okların ucunu aleve verdi? Roman Reigns mi? Etkileyici cesaret. Şaşırdığımı da itiraf etmeliyim. Güzel bir spot ışığı mıktanısısın Roman. İlgileri ne yapıp ne edip üstüne çekmeyi o kadar güzel başarıyorsun ki neredeyse sana imrenecektim. NEREDEYSE. Çünkü bilirsin, insanların kendini sineye çekmeye ihtiyaç duydukları anlar vardır. Ben kimim? Amaçlarım ne? Çizgim ne? Sen yapar mısın bunu? Pek sanmıyorum. Senin hedeflerin, kendine çizdiğin yol bir striprizcinin direk üstündeki manevraları kadar sabitliğe uzakken, benim amaçlarım, sebeplerim oldukça çakılı hedefler, tıpkı gözümün içine baktığın anlardaki nabzın gibi. Ah, NEREDEYSE sana imreniyordum. Bunu kendimde sorguladığımda, pek de ilgiye muhtaç olmadığımı fark ettim. Etrafına bir bak geçmişe bir bak, neler başardığıma hangi özel anlarda bulunduğuma bak. The Shield'dan mı konuşacağız? Konuşalım kardeşim. The Shield projesini tozlu raflar arasında kalmış eski bir fotoğrafa döndürdüğümden beri Dean Ambrose ve ben insanların ağzından çıkan üç harf ile akla gelen iki isim olduk. P...W...E. Başarılar, unvanlar, posterler ve destekleyen insanlar, destekleyen insanlar kadar nefret eden insanlar. Eğer hala 'buna inan' diye etrafta gezinmek aklındaki şey ise, o zaman sen gerçekten 'buna inan' Roman, her zaman BEŞ adım gerimdeydin. Her zaman kendi kaderimi kendim yazdım ve bireylerin adımı duyduğunda şanlı geçmişimi, başarılarımı hatırlamalarını da kendim başardım. Tırnaklarım ile kazıdım, kardeşim. Sen ise CM Punk gibi gereksiz ve kaybeden bir adamın önderliğinde kurulmuş 'overcasts' e katıldın, Cincinnati ve Bellafontaine'den iki adet beyaz kıçı yalamayı gururuna yedirebildin. Ne Roman Empire, ne Kral ama... O kadar çok yükseldim ki Roman, aklına hayaline sığdıramazsın kardeşim. Üzerimdeki spot ışıkları o kadar parlaktı ki, zaten zirveden aşağıya ince bakışta sen ve senin gibileri küçücük görme problemi, zevki yaşarken bu ışık günler, aylar, zaferler geçtikçe o kadar fazla parlıyordu ki, gözlerim kamaştı adamım. Görünmüyordunuz. Güzel bir başarı tablosu, zirve, kazanan, ellerinde ödülü. Kadrajda yoktunuz bile oğlum. Eksi noktalarda o kadar ilerledin ki, artık Roman Empire dendiğinde, kuzeydeki bir krallık, krallık? Beylik. Beylik akla gelmeye başladı. Gerçekten 'ice cold' sun, aynı içtiğin Bira'da en sevdiğin soğukluk oranı gibi. 'Human chess' de ne kadar başarılı olduğumu artık defalarca hatırlatmama gerek yok. Bunu çıktığım supershow'da karşımda dökülürken söyledin. Hepinizi. Piyon. Gibi. Kullandım. Kendini daha savaşın başında piyon olarak kabul eden bir rakibi nasıl karşılamalıyım? Boşversene Roman, sen benim alanıma girip Şah olamayacaksın. Daima piyon olarak kalacaksın. Ve etrafındaki sana benzer tüm piyonları ve kendini vezir, kale, at ve fil sanan herkesi yemenin ardından seni de devirip oyunu falan bitirmeyeceğim. Seninle eğleneceğim. Mutlulukla. Karşıma elbette çıkabilirsin. Cesaretle bilenmiş intikam isteklerine bayılırım zaten. Sadece... Ringe gelmeden önce, yanlış kitabı okuyarak geldiğini bilmeni isterim. O hikaye bir kurgu, Roman Empire bir yalan, sen bir imparator değilsin. Sahi, sen kimdin?"

Alaycı bir kahkaha savuruyor.


"I AM SETH. FREAKING. ROLLINS. WHO THE FUCK ARE YOU?"

Mikrofonu bırakıyor, ringi terkediyor.


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Rebuild
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PWE  :: PWE RPG :: Promo-
Buraya geçin: