PWE


Türkiyenin en iyi WWE RPG'sine hoşgeldiniz.

PWE

Türkiyenin en kaliteli ve en iyi RPG'sine hoşgeldiniz. Sevdiğiniz karakterin kariyerini yönetmenin keyfini çıkarın.
 
AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 am i savage

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Oberyn Martell
Main Eventer
Main Eventer
avatar

Mesaj Sayısı : 1629
REP Puanı : 31
Kayıt tarihi : 14/01/16
Yaş : 18
Nerden : Cincinnati, Ohio

MesajKonu: am i savage   Ptsi 09 Ekim 2017, 19:03


"young renegade!"
"GET THE FUCK DOWN!"


"Giriş müziği arena'nın her yerine yayılırken Seth Rollins'e karşı tepkiler belirsiz diyebiliriz. Yıllar geçti, çok şey yaşandı. Karman çorman yaşanmışlıkların ardından insanlar Rollins'i sevip sevemeyeceklerinden emin değiller desek yanlış olmaz herhalde. Bu sırada ringe çoktan girmiş oluyor. Elinde mikrofon, ses kontrolü, tamam."

Seth Rollins: "Savaşlar yakın. Savaşmanın ne kadar iyi ne kadar kötü olduğunu artık rahat şekilde kestiremiyorum. Cesur insanlar vardır. Gözüpek. Bu insanlar bedeli ne olursa olsun bir an bile düşünmeden amaçladıkları işe koyulurlar. Belirlenmiş bir hedef ve atılmak için gerilmiş bir dart oku gibi düşünün. Bu ok her türlü atılacak. Ama alan dışına mı atılacak... Yoksa bullseye mı. Burası tartışmaya açık olan kısım işte. Cesurluk her zaman zafer getirmiyor insana. Bir yola çıkarsın ve bu yolda bir planın, yedek planın ve destekleyicilerin olmazsa istediğin kadar korkusuz ol, başaramazsın. Size desteksiz cümleler kurmuyorum, bu bahsettiklerim ete kemiğe bürünmüş vaziyette zaten yıllardır bu şirkette bulunmakta. Hala da bulunuyorlar. Tek bir hedef belirleme ihtiyacım yok. Siz cümlelerimde kaybolun ve kim olduklarını çözün. Zor olmayacaktır. Kararmış bir göz yenilgiye her zaman mahkumdur. Mantıklı adımlar atmak bizleri hayatta tutar. Her zaman cesur adam olamadım. Her zaman cesur adam olmak basit bir iş değildir zaten. Kendimi yorumlarsam şayet, ben zeki biriyim. Durumuna göre değişir bu. Tecrübeyle sabit. Yaşamımın belirli kısımlarında gözümü kırpmadan verdiğim kararlar, iyi bir birey olma çabası, bunların bana iyi getirileri olduğunu size söylersem kendimi kandırmış olurum. Şöyle bir dönüp etrafımıza bakarsak, yaşanmışlıklarımızı göz önüne alırsak eğer farkedeceksinizdir, ne zaman başınızı öne eğerseniz, ne zaman istemediğiniz halde bir şeyleri kabul ederseniz ve ne zaman verdiğiniz onca emeğe rağmen bir teşekkür bile almadığınızda hep birilerinin iyiliği için çalışıyordunuz. Daha fazlasını söylememe gerek yok. Genelde yapacaklarım ve sonucunda yaşayacaklarım konusunda verdiğim kararları kalbim ile değil, beynim ile veririm. Bu yüzden buraya benden önce ayak basmış bir çok koyundan beş adım ilerideyim ya. Bu yüzden söyleyebiliyorum çekinmeden, göğsümü gere gere; "İnsanları yönetmekte benden üst seviyede biri yok." diye. Bu yargı öznellikten sıyrılıp nesnelliğe kavuşmuş vaziyette artık. İçinde bulunduğum durumların ağırlığı, stresi ve yaşattığı çöküntü yapacağım seçimleri etkileyemiyor. Ne demiştim ilk kelimelerimi seçerken? Düşünelim... "Belirlenmiş bir hedef ve atılmak için gerilmiş bir dart oku gibi düşünün. Bu ok her türlü atılacak. Ama alan dışına mı atılacak... Yoksa bullseye mı." Siz tahtanın dışına ateşlemeye devam edin, ben nokta atışına zaten her seferinde ulaşıyorum. Buraya oyun oynamaya gelmedik. Bu işi yıllardır yapıyorum. Öncelerinde demiştim. "Tecrübeyle Sabit" diye. Uzaklardan izlediğim süreç içerisinde her birinizi dikkatle dinledim çocuklar. İyi şekilde. Sırası geldikçe bütün cümlelerinizi yutacaksınız bütün sözleriniz buruşturulup pencereden dışarı fırlatılacak. Demir kelepçeler takıyorsunuz ruhlarınıza lakin ben prangalarımı gevşettim ve kibrim ablukalara açıldı. Öfkemle kalktım oturduğum yerden kinlerimle sentezledim fakat mantığım her seferinde onu zaptetti. Beslediğim fazlasıyla karga vardı, teker teker gözlerimi oydular. Besledim kargaları. Müttefiklerim vardı. Belli yerden sonra etrafımdan teker teker dağıldılar. Verdim savaşımı tek başıma karşımdaki herkesle. Doğrularımı mezara gönderdim çünkü onlar bana zafer getirmediler. Artık dışımdaki insanların yanlış olarak gördükleri doğrularım vardı. Kazandıran yanlışlar. Para etmiyorlar ama seni zirveye taşıyorlar. Geleceğin ta kendisi sancağı baştan beri bu yüzden tepede. Zirvenin en üstüne oturdum, yetmezmiş gibi sandalye çektim, kahvemi yudumluyorum ve siz sıradaki kobaylara bakıp pişkin pişkin sırıtıyorum. Arkama bakmayı bırakalı uzun zaman oldu. Kalmadı. İçimde ukteler tıkanmadı. Büyük bir kupada koyduğum kaynar nefretimi ağız tadıyla içiyorum, ağzımı yakıyor biliyorum. Soğuk günlerde siz donmak üzereyken bu benim içimi ısıtıyor. Bu şekilde ayakta kalıyorum. Dudak payı da bırakmayacağım."

"Ringden ayrılıyor Rollins. Stage'den arka alana doğru yürürken bir an olsun bile dönüp ringe bakmıyor. Soyunma odasına doğru ilerliyor. Üstünü değiştirmesine gerek olmadığını farkediyor. Ring içi aksiyonu bu gece yoktu. Güreşçi taytını giymemişti bu sebeple. T-Shirt ünün üstüne hırkasını giyerek odadan ayrıldı. Dışarıda soğuk rüzgarların hafiften esmeye başladığını biliyordu çünkü. Arabasına binip klimadan sıcağı ayarladı."

"Donduk amına koyayım."

"Tam bu sırada telefonu çalmaya başladı Rollins'in. Fakat telefonunu sessiz modda unuttuğu için çalan telefonunu fark etmedi. Acıktı. Nedense gluten'e ihtiyacı olduğunu düşündü. Torpidodan beslenme düzenini kontrol etti."

"Umarım... Planladığım Cheat Day'e engel olmazsın crossfit."

"Bir problem yoktu. Carl's Jr. ın yolunu tuttu. Burada yapılan hamburgerler onun genel olarak zincirlerdeki favorisiydi denebilir. Henüz ölmeden önce buraya eşiyle geliyordu. Yine Stockton'da ki dükkanlarına gitti. Yanan evine 1,5 kilometre uzakta olan. [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]. Bu... Yaşanmışlıklar diye geçiştirdiği olayları geçmişinde bırakıp hayatını sadece işine adadığı gün değil miydi? Anılara gittikçe yaklaşıyordu. Bir kenara bıraktı anıları düşünmeyi ve içeri girip yemeğini yedi. Yemeğini yediği sırada yağlı olmayan serçe parmağı ile telefonunun sesini açıyor bu sırada. Ne olur ne olmaz diye düşünüyor kendi kendine. İşini bitirdikten sonra arabasına doğru ilerlerken bu sırada telefonu çalıyor."

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

"Bu bir telefon numarasıydı. Rehberde kayıtlı olmayan bir numara."
"202-555-0907"

"Tanrı aşkına..."

"Bu Jimena Lopez'e ait olan telefon numarasıydı."

"Saat 23:06 p.m benimle taşak geçmek için başka saat mi bulamadılar?"

"Anın siniriyle telefonun sim kartı ve bataryasını çıkartıp kasasını yere fırlatıyor ve paramparça ediyor. Arabasına atlıyor. Yola çıkıyor. İlerlerken yolda, bir gölün kenarına fırlatıyor kart ve batarya'yı."


[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
am i savage
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PWE  :: PWE RPG :: Promo-
Buraya geçin: